“Abi bu lastikler yolda uçuyor ama içeride konuşamıyoruz artık.” Bunu tezgâh başında o kadar sık duyuyoruz ki neredeyse standart bir şikâyet haline geldi. Sürücü haklı: performans lastiği gürültü konfor dengesi, lastik seçiminin en az anlaşılan boyutlarından biridir. Ama bu denge kör bir tercih değildir; ölçülebilir, karşılaştırılabilir ve yönetilebilir.
Hafif ticari (van) araçlar için C tipi lastiğin neden farklı bir yapıda üretildiğini önceki rehberimizde detaylı işlemiştik. Bu yazıda ise yolcu aracı sürücülerini ilgilendiren bir soruya odaklanıyoruz: performans lastiğinde hız ve tutuş kazanırken konfordan ne kadar ödün vermek gerekir, bu ödünü nasıl minimize ederiz?

AB enerji etiketi gürültü değeri: dB sayısı ne anlama gelmektedir?
2012’den bu yana Avrupa Birliği, satışa sunulan her lastiğin bir enerji etiketiyle birlikte gelmesini zorunlu kılmaktadır. Bu etiket üç başlık içermektedir: yakıt tüketimi, ıslak tutuş ve lastik ses seviyesi. Gürültü bölümünde hem desibel (dB) cinsinden bir sayı hem de üç sınıftan biri yer almaktadır.
Sınıf A en sessiz grubu, sınıf C en gürültülü grubu temsil etmektedir. Ama asıl bilgi sayının kendisindedir. 68 dB ile 72 dB arasındaki 4 puanlık fark kulağa küçük gelir; akustik ölçekte bu, hissedilen sesi neredeyse iki katına çıkarmaktadır. 70 dB’nin altı “kabul edilebilir konfor” eşiği olarak değerlendirilmektedir; 72 dB ve üzeri ise uzun yol sürüşlerinde kabin içi yorgunluğu artırmaktadır.
Tezgâh başında sık duyduğumuz şudur: müşteri etiketi yakıt sınıfı için inceler, ıslak tutuşa bakar, ama gürültü sütununu atlar. Tahminden çıkıp ölçülebilir bir karara dönüşmesi için o dB sayısının okunması gerekir.
Performans lastiği neden daha gürültülü olur?
Cevap diş deseninin geometrisinde yatmaktadır.
Yüksek performanslı bir lastik, ıslak zeminde maksimum su tahliyesi ve kuru zeminde maksimum temas yüzeyi sağlamak için geniş bloklar ve derin kanallar içermektedir. Bu bloklar yola çarptığında ve kanallardan hava geçtiğinde titreşim üretmektedir. Bloğun genişliği arttıkça titreşim frekansı değişmekte, kanal yapısı düzensizleştikçe ses dağılmaktadır. Üreticiler “pitch variation” (blok aralığı değişkeni) adı verilen yöntemle belirli bir frekansın baskın çıkmasını engellemektedir; ama bu yalnızca tonu dağıtır, gürültüyü tamamen ortadan kaldırmaz.
Bunun yanında lastik bileşimi de devreye girmektedir. Yaz performans lastiklerinde kullanılan sert karbon siyahı karışımı, yüksek hız dayanımı sağlarken yol yüzeyiyle daha sert bir temas üretmektedir. Silika (silisyum dioksit) ağırlıklı karışımlar hem ıslak tutuşu hem de gürültü azaltımını iyileştirmektedir; bu yüzden son nesil sessiz performans lastikleri büyük oranda silika içermektedir.
Lastjant olarak müşterilerimize şunu söylüyoruz: diş desenini görmeden, etiket dB değerini bilmeden “bu lastik sessiz mi?” sorusunun yanıtı yoktur. Kafadan uydurmak söz konusu değildir.
UB değeri lastikte ne anlama gelmektedir?
UB değeri lastik etiketlerinde ve teknik veri sayfalarında karşılaşılan bir parametredir. “Uniform Boundary” ya da bazı Avrupa belgelerinde “Uniform dB” olarak geçen bu ölçüm, lastiğin dış gürültü emisyon testindeki referans değerini ifade etmektedir.
ADAC’ın (Allgemeiner Deutscher Automobil-Club / Almanya Otomobil Kulübü) yıllık lastik testlerinde UB değeri, lastiğin 80 km/s hızda düz asfalt üzerinde ürettiği dış gürültü olarak ölçülmektedir. Bu ölçüm AB enerji etiketindeki dB değeriyle doğrudan örtüşmektedir. 71 dB UB değerine sahip bir lastik, sınır değeri 74 dB olan bir sınıfta “sessiz” sayılmaktadır; ama 69 dB UB değerine sahip bir rakiple kıyaslandığında fark hissedilmektedir.
Türkiye’de AB enerji etiketi zorunlu olduğundan satıştaki her lastiğin etiketi bulunmaktadır. T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı mevzuatı bu etiketi satış noktasında erişilebilir kılmayı zorunlu tutmaktadır. Etiketi isteyin; verilmiyorsa sormaya devam edin.
Diş deseni ve kabin içi ses: hangi yapı daha sessizdir?
Asimetrik diş deseni, simetrik ve yönlü (directional) desene kıyasla genellikle daha düşük kabin içi gürültü üretmektedir. Bunun nedeni şudur: asimetrik lastiklerde dış omuz bloğu kuru tutuş ve direnç için optimize edilirken iç omuz bloğu su tahliyesi ve titreşim sönümleme için ayrı bir geometri taşımaktadır. Bu iki farklı frekans kaynağı birbirini kısmen nötralize etmektedir.
Yönlü (V veya ok desenli) lastikler su tahliyesinde üstün olmakla birlikte tek bir frekans bandında yoğun ses üretme eğilimindedir. Özellikle 100-120 km/s hız aralığında bu frekans kabin içinde belirgin bir uğultu olarak hissedilmektedir.
Lastjant’a gelen bir müşterimiz, İstanbul’dan Bolu geçidine düzenli seyahat eden bir sürücüydü. 225/45 R17 ölçüsünde yönlü bir performans lastiği kullanıyordu; Bolu geçidinin bitmez tükenmeyen düzlüklerinde saatte 110 km’de sürekli bir uğultu şikâyeti vardı. Asimetrik desene geçtiğinde aynı güzergâhta ses seviyesi ölçülebilir biçimde düştü. Değişen lastik değil; desendeki geometriydi.
Lastik genişliği ve konfor: 225 ile 245 arasındaki ses farkı
Genel kural şudur: lastik genişliği arttıkça yol yüzeyiyle temas alanı büyümekte, buna bağlı olarak gürültü potansiyeli artmaktadır. 225/45 R17’den 245/40 R17‘ye geçiş yalnızca görsel bir değişiklik değildir. Temas yamağı (footprint) yaklaşık yüzde 8-10 oranında büyümektedir; bu büyüme hem titreşim iletimini hem de yol gürültüsünü etkilemektedir.
Ama bu ilişki doğrusal değildir. Lastik iç yapısı, kord katmanlarının (lastik gövdesindeki güçlendirici tel veya iplik tabakaları) açısı ve yan duvar yüksekliği birlikte devreye girmektedir. Düşük profilli (40 veya 35 serisi) bir lastik, yan duvarı kısa olduğundan yol darbelerini süspansiyona doğrudan iletmektedir. Bu durum hem konfor kayıplarına hem de kabin içi gürültüye katkı sağlamaktadır.
Ankara gibi kaldırım taşı ve asfalt bozukluğu yoğun şehir trafiğinde 35 profilli bir performans lastiği, şehir içi sürüşte kabin gürültüsünü ve sürücü yorgunluğunu artırmaktadır. Erzurum veya Bolu gibi uzun düzlüklerde ise bu etki daha az belirgindir.
Yasa minimum; doğru seçim ise aracın orijinal profil değerine mümkün olduğunca yakın kalmaktır.
Sessiz performans lastiği var mıdır, yoksa bir pazarlama iddiası mıdır?
“Sessiz performans lastiği” ifadesi gerçek bir teknik kategoriye karşılık gelmektedir; ama sınırları vardır.
Petlas ve Lassa gibi yerli üreticiler son yıllarda özellikle şehir kullanımı için optimize edilmiş, AB enerji etiketinde A veya B gürültü sınıfını hedefleyen modeller geliştirmektedir. Bu modeller diş blok açılarını ve kanal derinliklerini gürültü azaltımı gözetilerek tasarlamaktadır. Gerçek fiziksel sınır şudur: bir lastik aynı anda maksimum ıslak tutuş, maksimum kuru performans ve minimum gürültü sunamaz. Bu üç parametre birbirinin içinden değil, birbirinin kıyısından gelmektedir.
TÜV (Technischer Überwachungs-Verein / Teknik Denetim Birliği) onaylı bağımsız testlerde en sessiz performans lastikleri 67-68 dB aralığında ölçülmektedir. En gürültülü yarı-slick yapılar 75 dB’ye ulaşmaktadır. Bu 7-8 dB’lik aralık, yüksek sesli bir ofis ortamı ile sakin bir kütüphane arasındaki farka yakın bir algısal farktır.

Lastik basıncı ve gürültü arasındaki ilişki
Düşük basınç ile yüksek basınç, gürültü üzerinde farklı mekanizmalarla etki etmektedir.
Düşük basınçta lastik yan duvarları içe çökmekte, temas yamağı bozulmakta ve lastik yüzeyi düzensiz titreşmektedir. Bu durum kabin içinde düşük frekanslı bir vızıltı üretmektedir. Aracın üretici tarafından belirlenen basınç değeri, genellikle kapı pervazı etiketinde yer almaktadır; bu değerden 0,3 bar sapma bile gürültü profilini değiştirebilmektedir.
Yüksek basınçta ise lastik yol yüzeyindeki küçük pürüzlere daha sert çarpmaktadır. Süspansiyon sistemi bu darbeleri tam olarak absorbe edemediğinde titreşim doğrudan kabine iletilmektedir. Özellikle İzmir ve Antalya gibi şehirlerin kıyı yollarındaki pürüzlü beton yüzeylerde bu etki belirgindir.
TPMS (Tire Pressure Monitoring System / Lastik Basınç İzleme Sistemi) uyarısı almadan da basıncı ayda bir kontrol etmek, hem gürültü hem de lastik ömrü açısından anlam taşımaktadır.
Lastik yaşı ve sertleşmenin gürültüye etkisi
DOT kodu (Department of Transportation / ABD Ulaştırma Bakanlığı) lastik üzerindeki dört haneli son grup, üretim haftasını ve yılını vermektedir. “2319” kodu, 2019 yılının 23. haftasında üretildiğini belirtmektedir.
Lastik yaşlandıkça bileşim sertleşmektedir. Bu sertleşme hem konfor kaybına hem de gürültü artışına yol açmaktadır: sert bir lastik yol titreşimlerini sönümleyemez, doğrudan iletir. Doğru saklama koşullarında lastik raf ömrü 8-10 yıl olarak kabul edilmektedir; ama sürüş kalitesi açısından 5-6 yaşını geçmiş bir lastik değiştirilmeyi hak etmektedir.
Lastjant deneyimimizde gözlemlediğimiz şudur: özellikle Bursa ve Ankara’da ikinci el araç satın alan sürücüler, araçta kalan lastiklerin yaşını kontrol etmeden sürüşe devam etmektedir. Kabin içi gürültü şikâyetiyle gelen sürücülerin önemli bir bölümünde lastik DOT kodu 5 yılın üzerindedir.
Gürültü ve konfor dengesini kurmak için pratik bir çerçeve
Aracın kullanım profiline göre öncelik sıralaması değişmektedir.
Günlük şehir içi kullanım için AB enerji etiketinde A veya B gürültü sınıfı, asimetrik diş deseni ve orijinal profil değerine uygun ölçü birlikte değerlendirilmelidir. Hafta sonu uzun yol ve pist günü karışımı bir kullanım için ıslak tutuş sınıfı ve diş derinliği ön plana çıkmaktadır; gürültüden belirli ölçüde ödün verilebilmektedir.
İstanbul’dan Trabzon’a düzenli seyahat eden bir sürücü ile Ankara’da günde 30 km şehir içi kullanan bir sürücünün aynı lastiği seçmesi gerekmemektedir. Coğrafya, yol yüzeyi ve hız profili seçimi doğrudan biçimlendirmektedir.
Şu üç parametreye bakarak karar oluşturulabilmektedir:
- AB enerji etiketinde dB değeri ve gürültü sınıfı
- Diş deseni tipi (asimetrik, simetrik, yönlü)
- Profil yüksekliği (45 serisi ve üzeri şehir içinde daha fazla sönümleme sağlamaktadır)
Bu üç parametre bir arada okunduğunda tercih tahminden çıkıp ölçülebilir bir karara dönüşmektedir.
Performans ve sessizlik: gerçek bir denge mi, yoksa uzlaşı mı?
Tamamen sessiz bir performans lastiği yoktur. Ama bilinçli bir seçimle gürültü kabin içinde yönetilebilir bir seviyeye çekilebilmektedir. AB enerji etiketinin gürültü sütunu bu yüzden vardır; okunmayı beklemektedir.
Aracın orijinal ölçüsünden sapılmaması, basıncın düzenli kontrol edilmesi ve lastik yaşının DOT koduyla takip edilmesi bu dengenin bozulmaması için yeterlidir. Gerçek fiziksel sınır farklıdır: hiçbir lastik hem en yüksek performansı hem de en düşük gürültüyü aynı anda sunamaz. Ama ikisi arasındaki mesafeyi daraltmak mümkündür.
Bir sonraki rehberde run flat lastiğin avantaj ve dezavantajları konusunu, özellikle lastik değişimi olmadan yolda kalma süresini ve konfor üzerindeki etkilerini ele alacağız.
